İçimizdeki Terörü Sonlandırma Zamanı Gelmedi Mi?

jantilmen

Uzun süredir bahsetmek istediğim bir konuyu nihayet kaleme alıyorum. Yıllardır canımızdan can alan ama bunu yapanlarında içimizde gezdiği bir bela üzerine içimi dökeceğim: Trafik Terörü!

20 gün öncesine kadar 10 günlük bayramda 122 vatandaşımızın canını alan bir lanetten bahsediyorum. Hepimiz yakından tanıyoruz. Belki çoğumuz birebir şahit olduk, kimimizde tecrübe ettik. Hatta aramızda sevdiklerini kaybeden ciddi de yaralananlar olmuştur. Artık buna dur deme vakti gelmedi mi? Üstelik bu terörün en büyük suçlusu bizken ve ne acıdır ki yine bu trafik terörünü en aza indirgeyecek olanlar bizken bir şeylerin farkına varmak için daha neyi bekliyoruz???

Trafik Kazası Raporları 2017

“Trafik kazası” kelimesini hemen hemen her gün ana haber bültenlerinde ya da radyo haberlerinde hayatımızın vazgeçilmez parçası gibi duyuyoruz. “Yine nerede kaza oldu ve kaç kişi öldü?” Ne kadar acı değil mi? Bir kaza yaşanıyor ve merak olgusu: ölen ya da yaralanan insan sayısı. Mayıs ayında olan kazayı hatırlarsınız. Muğla’da yaşanmıştı. Tur otobüsü devriliyor ve 24 can hayattan kopuyor. Bayramdaki kazalara ne demeli? Olayı daha da genişleteyim. Tüik verilerine göre 2016 yılı içerisinde gerçekleşen 413.167 trafik kazasında tamı tamına 7300 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Bitmedi! Bunun yanı sıra sadece 2016 yılında yaşanan trafik kazalarında 303.812 insanımız yaralanıyor. Bunun içinde kolunu, bacağını ya da başka bir uzvunu kaybedenler var. Trafik Terörü öyle bildiğiniz gibi değil! Sizinle şöyle bir istatistikte paylaşmak istiyorum. Bir ara Milliyet Gazetesi 1984-2010 yılları arasında gerçekleşen terör olaylarında şehit olan askerimizin ve vatandaşımızın sayısını açıklamıştı. Toplamda 12.340 kişi hayatını kaybetmiş. Bakın birkaç yıldan da bahsetmiyorum. Ülkemizin başına bela olan terör örgütleriyle mücadelede yaşadığımız can kaybı 12.340 iken 2015 ve 2016 yılları verilerine göre vefat edenlerin sayısı 14.830 kişi. Hatta şu bilgiyi de ekleyeyim: 2007-2016 yılları arasında yaşanan trafik kazalarında olay yerinde gerçekleşen kazalarda vefat edenlerin sayısı 39.730 kişi. Size çok daha ilginç bir bilgi daha aktarayım: 2007-2016 yılları arasında gerçekleşen bu kazalarda kusur oranlarına göre en yüksek payı tahmin edin bakalım. Evet, sürücü kusurları zirvede yer alıyor. Hemde % 89,6 oranıyla…

Trafik Terörü

Peki bunları neden paylaşıyorum?
Güzel Türkiyem’in bir ferdi olarak sizlere otomobil üzerine hizmet veriyorum ve çok şükür belirli kitleye sesimizi duyuruyoruz. Yeni arabalar, videolar, eğlenceli içerikler çok güzel ama bu sektörün içindeyken yılda binlerce insanımızı şu illete kurban vermekten ve bu haberleri duymaktan yoruldum. Kurban bayramı üzerinden 1 ay geçmedi ve 10 günlük tatilde 122 vatandaşımız vefat ederken 640 kişi yaralandı. 3 ay öncesine kadar Ramazan bayramının bilançosu 77 ölü 381 yaralı. Tatilin başladığı her sezonda ölümlü kazalar ardı ardına geliyor ve bu yaşananlar arasında en büyük hata sürücülerde. YANİ HATA BİZLERDE! Benim derdim bu hataları en aza indirgemek. Trafik terörü tamamen bitmez. Çünkü aramızda sorumsuz, düşünemeyen ve dağdaki teröristten farksız kafaya sahip kişiler araç kullanıyor. Fakat maalesef ki bir o kadar da dalgın, tecrübesiz, sorumsuz insanlar var. Sözlerim kılıçtan keskin olabilir ama ölüm ya da insanın en önemli organını kaybetmesi kadar da acı değil. Eğer yukarıdaki ölü ya da yaralı verilerin içerisinde sizin ya da sevdiklerinizin yer almasını istemiyorsanız lütfen şu araçları daha düzgün ve dikkatli kullanalım. Trafik, en ufak hatayı kaldırmaz. Hatasızlığı göz önüne alamıyorsanız toplu ulaşım araçlarını kullanın ya da bu işi daha iyi yapan sevdiklerinize direksiyonu bırakın.

Son olarak, bu kazaların önüne nasıl geçeriz?
Klasik cümleyi tekrarlıyorum: Trafik kurallarına uyalım. Ama öyle lafta değil! Şöyle ki;

EMNİYET KEMERİNİ KESİNLİKLE TAKALIM: Ağır yaralanmaları otomobillerde %45, kamyonetlerde ise %60 oranında önler. Hani kemer tokalarını takıyorsunuz ya, onu yapmayın. Takla atarsanız camdan fırlar beyninizi dağıtırsınız ya da ön camda kafanızın vesikalığı çıkar. Laf olsun diye demiyorum. Bizzat tecrübe ettim. Yıl 2006 ve ailemle yaşadığım bir kazayı anlatayım. Şehir dışındayız. Babamla eve doğru dönüyoruz. Tabi ki emniyet kemerlerimiz takılı değil! Ben arka koltuktaydım. Karşımıza birbirini sollayan tır çıktı. Kaçacağımız yer yoktu ve kaza yaptık. Çok şükür ölen olmadı ama babam ağır yaralandı. Emniyet kemerini takmadığı için kafasını cama çarptı. Ama öyle böyle değil. Bildiğiniz kafa şekli camda! O yüzden emniyet kemerini bakkala giderken bile takın. Abartma diyenleri duyar gibiyim ama 40-50 km/s hızla gerçekleşecek kazalardaki yaralanmaları tahmin bile edemezsiniz. O yüzden tekrar söylüyorum: ŞU EMNİYET KEMERİNİ TAKIN, ÇEVRENİZDEKİLERE TAKTIRIN.

UYKUSUZ YOLA ÇIKMAYIN, ARAÇ KULLANMAYIN: Devlet yetkililerinden ana haber bültenlerine kadar birçok iletişim kanalı sürekli demesine rağmen çoğu kullanıcı bunu dinlemez. Zamanında benimde aynı hatayı yaptığım oldu. Şöyle anlatayım: 1000 kilometrelik yolculuğa çıktınız. Geceye denk gelirse uyku saatlerinizde görüş mesafesinin daraldığı o karanlık yollarda gözleriniz karşıdan gelen araçlardan dolayı yorulacak. Ortalama 100 km/s hızla gitseniz 10 saatlik yolunuz var. Hem uyku saati hemde gece yolculuğunun şartlarını ele aldığımızda gündüz sürüşün iki katına sahip olmalısınız. Mümkün müdür? Evet mümkündür ama her bünye için bu geçerli mi? Hayır. Gece yolculuktan kaçının ve uykulu asla yola çıkmayın. Direksiyon başında horul horul uyumanıza gerek yok. Sadece birkaç saniyelik dalgınlık ölümlü kazaya sebep olabiliyor.

ALKOLÜ TEKRARLAMAYA GEREK YOK SANIRIM!

DİKKATLİ, ÖN GÖRÜLÜ, SABIRLI VE DİKKATLİ ARAÇ KULLANIN: İki defa dikkatli olun diyorum. Çünkü kazalarda en büyük etkenlerden birisi de dikkatsizlikten kaynaklanıyor. Şu trafik ışıklarında iki dakika bekleyin. Gideceğiniz yere iki dakika geç ulaşırsınız. Ayrıca ön görülü olun. Siz hata yapmayabilirsiniz. Fakat çevrenizdeki sürücünün ya da yayaların ne zaman hata yapacağı belli olmaz. Daha iki gün önce başıma geldi. Sahil yolundayım ve trafik ışıklarına doğru ilerliyorum. Hızım 50 km/s civarında ve yavaşlayacağım. O anda yeşil yandı ve önüm de boş olunca doğal olarak hızımı biraz daha arttıracaktım (hız sınırı 70’di). Ara yolda bekleyen motorluyu son anda fark ettim. Hızımı arttırmadım ve kendisi beklenen salaklığı yaptı, tam geçerken önüme atladı. Ani frenleme ve motorcunun da hızla ilerlemesi sayesinde ucu ucuna kazayı atlattım. Bu işin en basiti. İster yaya isterseniz araç kullanıcısı olun fark etmez, trafik yaşamı içerisinde dikkatli olacağız. Bir saniyelik dalgınlık hayatınıza ya da hayatlara mal olabilir.

ARACIN BAKIMINI ASLA AKSATMAYIN. ÖZELLİKLE LASTİKLERE DİKKAT EDİN. Sürekli ihtiyacımızı gören araçların zamanla bazı parçaları eskir, yıpranır ve bakım ister. Fakat bazı kullanıcılar ne hikmetse arabaya iksir mi döküyorlar ya da bilmediğimiz dualarımı okuyorlar, çözemediğim bir mantıkla arabanın bakımını aksatmayı bırakın, yaptırmıyorlar. Özellikle fren bakımını aksatan, süspansiyonları kaderine terk eden ve sırtından inmediği araçla teller dökülene kadar lastik kullananlar görüyorum. Herhalde ölümsüzlüğü buldular ve bize söylemiyorlar ki böylesine ölümcül hata yapıyorlar. Yapmayın bunu! Aracınızın bakımını yaptırın. Bakıma paranız yoksa binmeyin. Ne sizin ne de başkalarının hayatı bu kadar ucuz değil! O güvendiğiniz ABS fren sistemi, bitik disk ve balatalarda bir anlam ifade etmiyor. Normal frenlemede belki fark ettirmez ama panik frende kış sporlarını aracınızda asfalt üzerinde tecrübe edersiniz. Fren, süspansiyon, lastik. Bu üçünün bakımını asla ama asla ihmal etmeyin.

Trafik Terörü 2017

Yazı içerisinde incitici sözler kullandığım olmuştur. Amacım kırmak değil, ülkemizin en büyük terör belasına karşı artık daha bilinçli şekilde önlem almak için küçük bir adımdı. Umarım trafik kazalarında zarar gören ve canlarını yitiren vatandaşlarımız daha az olur. Otomobiller adına en büyük temennim budur. Umarım temennimiz karşılık görür.

Yazı hazırlanırken tuik.gov.tr ve trafik.gov.tr verilerinden faydalanılmıştır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git